İçeriğe geç
Geri

Uzumaki Shuto

Kişisel Bilgiler

Kişilik

Şu an daha çocuk olduğundan kişiliği tam oturmamıştır. Arada ölen ailesini hatırlayarak içine kapanık oluyor, arada inanılmayacak derecede enerjik bir kişiliği oluyor. Şu an tam bir kişiliği olmadığından net bir şey yazamıyorum ama ilerleyen zamanlarda(kişiliği oturunca) bu kısım güncellenecek.

Amaçları

Şu anlık amacı güç kazanarak sevdiklerini koruyabilmek ve kagaya klanını yok ederek ailesinin intikamını almaktır.

Trivia

“Güçlü olursam, bir daha kimse ailemi benden alamaz.”

Aile

Aile

Shuto orta gelirli bir ailenin 2. çocuğu olarak doğmuştu. Ailenin ilk çocuğunun, Shuto’nun abisi, ismi Daiki, ailenin babasının, Shuto’nun babası, ismi Matoshi, ailenin annesinin, Shuto’nun annesi, ismi ise Hitomi idi. Daiki her zaman ilgiye aç ve başardığı her şeyin övülmesini amaçlayan birisiydi. Daiki biraz egoist bir kişiliğe sahipti, bu ise Shuto’yu sinirlendiriyordu. Daiki rakibini kendisinden küçük gören bir kişiliğe sahipti, bazen bu ölümüne yol açabilecek durumlara kadar geliyordu. Matoshi ise sadece Daiki ile gurur duyan ve Shuto’yu pek de önemsemeyen bir kişiydi. Matoshi, ailenin gururunu ve onurunu temsil eden kişinin Daiki olduğunu düşünüyor ve onu övgü yağmurlarına tutuyordu. Belki de Daiki’nin bu denli egoist olmasının suçu Matoshi’nin ta kendisiydi. Hitomi ise gayet sessiz ve sakin bir yapıdaydı. Ancak sinirlenince işler tam tersine dönüyor ve bütün aileye bir korku sahnesi yaşatıyordu. Shuto her zaman abisini kıskanıyor, babasının ve annesinin de kendisine saygı göstermesini istiyordu. Ancak saygı olduğu yerde kazanabileceği bir şey değildi. Bunun için çokça fazla çalışması lazımdı. Bunun için en başta Matoshi’ye danıştı. Ancak Matoshi, Shuto’yu pek de umursamadı. Sonuçta Shuto daha 6 yaşında birisiydi. “Shuto’nun eğitim almak istemesi kadar aptalca bir şey yoktu.” diye düşünüyordu Matoshi… Ayrıca Matoshi’nin gözleri her zaman Daiki’deydi. Bu nedenden dolayı Matoshi en çok Daiki ile ilgileniyordu.

Zayıf'ın Gelişimi

Zayıf'ın Gelişimi

Shuto, durumlar böyle olunca daha da sinirlendi ve daha sonrasında bu sinirini bir motivasyon malzemesine dönüştürerek, sinirinden dolayı daha da azimle çalışmaya başladı. Eline tahta bir kılıç alarak kılıcı havaya savuruyor, şınav çekiyor, mekik çekiyor, chakrasını kontrol etmek amacıyla durmadan çalışıyordu. Bunları yapmasının tek amacı Matoshi’ye kendisini kanıtlamaktı. Daiki ile birlikte antrenman yapmak istese de, Daiki yüksek egosu dolayısıyla asla Shuto’ya yardım etmiyor, hatta Shuto’yu aşağılıyordu. Shuto bu nedenden dolayı daha da hırslanıyor ve daha da fazla çalışıyordu. Her gün Daiki’nin antrenmanlarına giderek Daiki’yi izliyor, Daiki ne yapıyorsa aynı şeyi tekrarlamaya çalışıyordu. Kenjutsu’da biraz biraz gelişen Shuto, ayrıca Bukijutsu ve Ninjutsu’da da (Bunshin, Kawarimi gibi) gelişmişti. Bu gelişimlere rağmen bir genin kadar güçlü olamayacak konumdaydı. Bu nedenden dolayı Akademi’ye katılmıştı. Aradan birkaç sene geçmişti ve artık Akademi’den mezun olmuştu. Tüm ailesi oradaydı. Daiki bu sırada suratını asmış, pek mutlu gözükmüyordu. Matoshi, Daiki’yi teselli etmeye çalışıyordu. Hitomi ise gülümsüyor ve Shuto’yu tebrik etmek amacıyla alkışlıyordu. Shuto, ailesini görmüş ve gülümseyerek onlara selam vermek için elini kaldırıp sağa ve sola sallamıştı. Senseiler de yeni genin olmuş kişileri, Shuto’yu ve sınıf arkadaşlarını tebrik ediyordu. Mezuniyet için yapılan kutlama burada sona ermişti. Shuto eve dönecekken duraksadı ve en yakındaki ramenciye doğru ilerledi.

Kutlama!

Kutlama!

Shuto’nun pek fazla arkadaşı yoktu, hatta neredeyse hiç yoktu. Edindiği arkadaşlar ise sahte arkadaşlardı. Nedensiz yere Shuto’ya vuruyor, onunla dalga geçiyor ve ona zorbalık yapıyorlardı… Bu nedenden dolayı kendisini yalnız birisi olarak görüyor ve hiç arkadaşı yokmuşçasına davranıyordu. Sonuç olarak çağıracağı arkadaşlar da ona zorbalık yapmaktan başka hiçbir şey yapmayacaktı. Matoshi’nin verdiği birkaç yen ile birlikte Shuto iki tabak ramen alabilmişti. Tek başına ramenleri yemenin ardından parayı ödeyerek ramen dükkânından çıkmıştı. Shuto evine doğru ilerlerken bir anda önüne iki sarhoş çıktı. Shuto, bu adamlara çarparak sırtüstü yere yığıldı. Başını kaldırarak adamlara doğru baktığında ise birisinin 22 yaşından büyük, diğerinin ise 24 yaşından büyük olduğu çıkarımını yaptı. Adamlar sarhoş olduklarından Shuto’ya sinirlenmiş ve onu yakasından tutarak bir ara sokağa götürmüşlerdi. Shuto’nun sırtını hızla duvara vurmuşlar, Shuto’nun ağzından kan gelmişti. 20 yaşından büyük adamlar o gün Shuto’yu dövmüştü. Shuto’nun tek gözü morarık, kıyafetinin birkaç yeri yırtık ve üstü kirliydi. Shuto’nun dövülmesini kimse duymamış ve görmemiş gibi davranıyordu. Ara sokağın önünden geçen kişiler bile buna engel olmuyor, hatta Shuto’nun yüzüne bile bakmıyorlardı. Shuto, en mutlu olması gereken günlerden birinde yalnız başınaydı ve iki adam tarafından dövülüyordu. Bu yüzden eve geç gidecekti. O kadar kötü dayak yemişti ki gözlerini bile zar zor açık tutabiliyordu.

Katliam...

Katliam...

Evin önüne geldiğinde kapıyı çalmış ancak açan kimse olmamıştı. Açan kimse olmayınca daha sert bir biçimde kapıyı çalmıştı. Tekrar açan kimse olmayınca, evinin eski kapısını tek omuz darbesiyle açmıştı. Shuto içeri girdiğinde ise gördüğü manzara karşısında donup kalmıştı. Ailesi yerde kanlar içindeydi ve camın kenarında bir adam vardı. Adamın ellerinden kemikler çıkıyor ve saçı ise beyazdı. Shuto, daha önceden kendisini geliştirmek amacıyla kitaplar okumuştu ve bu kitaplarda bu klan hakkında bilgi edinmişti. Bu kesinlikle Kaguya Klanı’na mensup birisiydi. Shuto, korkudan kıpırdayamıyordu bile… Adam hızla camdan atlayınca Shuto da camın kenarına gitti ve adama doğru bakınmaya başladı. Adamın arkasından haykırarak konuştu: - “Bekle! Sen kimsin!?” Adam arkasını bile dönmeden evlerin çatılarından atlayarak uzaklaştı. Shuto, gözleri yaşlı bir biçimde tekrar katledilen ailesine doğru bakındı. Annesinin yanına gitti ve dizlerinin üstüne çökerek annesinin başucunda ağlayarak beklemeye başladı. Camdan gelen rüzgâr dolayısıyla kapı sert ve hızlı bir biçimde kapandı. Bu, Shuto’nun umrunda bile değildi. Annesinin elini iki eliyle tuttu ve annesinin avcunu başparmağıyla okşamaya başladı. - “Anne… ölme… beni yalnız bırakma…” Annesini daha 11 yaşında kaybeden Shuto, üzüntüsünü bile yaşayamadan kapı çaldı. Büyük ihtimalle Shuto’nun haykırışından ve kapının yüksek sesle kapanışından komşular onu merak etmişti. Komşular kapıyı açtığında Shuto, annesine sarılmış hâlde ağlıyordu.

Yeni Hedef

Yeni Hedef

Olayın ardından bir gün geçmeden yaklaşık beş chuunin seviyesinde shinobi olaya el attı ve bu katliamı yapanın kim olduğunu bulmaya çalıştılar. Bir yandan da Daiki’nin arkadaşları olay yerine gelerek Daiki ile dalga geçiyorlardı. Dalga geçme sebepleri ise Daiki’nin ne kadar güçsüz olduğu ve daha ailesini bile koruyamamış olmasıydı. Bunları her zaman duyan kişi ise Shutoydu. Arada sırada Shuto’ya da zorbalık yapan, itip kakarak ya da sözlü olarak onu aşağılayan Daiki’nin arkadaşları Shuto’yu kızdırıyorlardı. Shuto, o gün kendisine bir söz verdi. Kaguya klanını tarihin tozlu sayfalarına gömecekti.

Shinobi Bilgileri

Dağıtılmamış TP
0 TP
NinjutsuTaijutsuÇakra SeviyesiHızBukijutsuÇakra Kontrol
Ninjutsu
Ninjutsu
0
TP0/500
Taijutsu
Taijutsu
0
TP0/500
Çakra Seviyesi
Çakra Seviyesi
0
TP0/500
Hız
Hız
0
TP0/500
Bukijutsu
Bukijutsu
0
TP0/500
Çakra Kontrol
Çakra Kontrol
0
TP0/500